Anasayfa | Abonelik | Arşiv | Hakkımızda | Künye

REKLAM

Küçük sermayelerle patron olma fırsatı

Yazar: admin Kategori: Özel Bölüm Tarih: 11 Mayıs 2011 Yorum: 0
http://www.avmarka.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_32.png http://www.avmarka.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_32.png http://www.avmarka.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_32.png http://www.avmarka.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_32.png http://www.avmarka.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_32.png http://www.avmarka.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_32.png http://www.avmarka.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_32.png http://www.avmarka.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_32.png

 

Her geçen gün yeni markaları ağına alan ve gitgide büyüyen franchise sistemi, şirketlerin rekabete girmesine neden oluyor. Girişimcilere daha karlı yatırım aracı sunmayı hedefleyen bu şirketler, farklı kampanyalar ve indirimler uyguluyor ve yatırım miktarını minimuma indirgiyorlar. Bu fırsatları değerlendiren girişimciler ise az sermaye ve küçük yatırımlarla kendi işlerinin patronu oluyor.

Tuğba UPRAK

 

Dominos Pizza 2011 yılında 60 şube açmayı planlıyor

Dominos Pizza olarak pizza, salata, tatlı, dondurma ve içecek gruplarının satışını yaptıklarını dile getiren Dominos Pizza İş Geliştirme Yöneticisi Barış Tamer Memiş, dünya üzerinde yaklaşık 70 ülkede 10 bin restoranlarını olduğunu söylüyor. Türkiye’de ise 183 restoran ile hizmet verdiklerini belirten Memiş, bunların 121 adedinin franchise olduğunu iletiyor. Franchise bedellerinin 40 bin dolar olduğunu toplam yatırım bedellerinin ise yaklaşık 400 bin TL civarlarında olduğunu aktaran Memiş, Dominos’un franchise koşullarıyla ilgili şu bilgileri paylaşıyor: “2010 yılında toplam 30 adet restoran açtık bunların 9 tanesi aramıza yeni katılan franchiseelerimiz tarafından açıldı. 2011 yılı restoran açma hedefimiz 60. Ekonomik, sosyo-ekonomik ve demografik olarak belirli verileri sağlayan tüm şehirlerde doğru yatırımcı adayları ile restoran açabiliriz.”

Meru Döner, Akdeniz ve Ege Bölgeleri’nden girişimcilerini bekliyor

“Menümüz, et ve tavuk döner, special Meru köfte, salata bar, sıcak soğuk içecekler, künefe, taş kadayıfı, içli köfte ve çorba çeşitlerinden oluşmaktadır” diye başlıyor ürün gruplarını sıralamaya Meru Döner Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Deniz Ayık. Dönerlerinin Antalya organize sanayi bölgesinde bulunan fabrikalarında gıda mühendisleri kontrolünde özel olarak kendi sosumuz ile hazırlandığını belirten Ayık, üretim konusunda çok hassas davrandıklarını belirtiyor. “Kendi çocuklarımıza yedirmeyeceğimiz hiçbir ürünü müşterilerimize vermiyoruz” diyen Ayık, fabrikalarının et ve tavuk olmak üzere iki ayrı tesisten oluştuğunu aktarıyor. Yeni bir köfte markası yaratarak tüm Türkiye de yeni ulusal bir köfte zinciri oluşturmayı amaçladıklarını belirten Ayık, yurt dışından sık sık franchise talebi aldıklarını iletiyor. Ayık, büyüme sistemleriyle ilgili şu bilgileri paylaşıyor: “Öncelikli hedefimiz tüm Türkiye’de hizmet vermek ardından ise Orta Doğu ülkeleri hedeflerimiz arasındadır. Yakın zamanda Belçika ile ilgili çalışmalarımız bulunmaktadır. İlk şubemiz Antalya’da Laura AVM içerisinde Nisan 2007 tarihinde müşterilerine hizmet vermeye başladı. Meru Döner, franchise vererek büyüdü ve bugün şube sayısını 15 e yükseltti. Meru Döner’in bir işletmesi kendisine ait diğer 14 şubesi franchisıng olarak çalışmaktadır.” Meru döner franchising giriş bedellerinin 20 bin dolar + KDV olduğunu söyleyen Ayık, ortalama işletme sermayelerinin 90 bin TL olduğunu iletiyor. “Öncelikle markamızı iyi temsil edebilecek, ürün ve markamızı en iyi şekilde müşterilerimize sunabilecek, güvenilir ve maddi şartlarımızı yerine getirebilecek yatırımcılara Meru Döner ailesi içinde yer veriyoruz” diyen Ayık, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kurulum aşamasında mağazamız ile ilgili tabela, mutfak ekipmanları, havalandırma ve dekorasyon gibi konularda anahtar teslim fiyat veriyor ya da proje ve konseptimize uymak şartıyla yatırımcıya bırakıyoruz. Operasyon anlamında en az 10 gün olmak üzere usta ve personel desteği sağlıyoruz. Bayiimizin yükünü ve maliyetlerini azaltmak adına açılış ile birlikte reklam faaliyetlerine destek veriyoruz.” 2011 yılı sonuna şube sayısını 25’e çıkartacaklarını ileten Ayık, öncelikle Antalya’da üç yeni noktada cadde konseptiyle, Ankara, İzmir, Eskişehir ve Tokat illerinde alışveriş merkezlerinde yeni hizmet noktalarını açacaklarını belirtiyor. Öncelik olarak Antalya’da büyümeyi hedeflediklerini aktaran Ayık, Antalya’nın ardından ise bölge olarak Akdeniz ve Ege’de büyüyeceklerini vurguluyor.

Krispy Kreme, şube sayısını 45’e çıkartacak

Bugün 17 ülkede, 530’un üstünde mağazasıyla, günde 7,5 milyon ve yılda 2,7 milyar Doughnut üretimi yapan Krispy Kreme’in ürün çeşitleri şöyle sıralanıyor: “ Doughnutlar ve çeşitleri, kahve ve çeşitleri, chillersler ve içecekler.” Yurt içinde İstanbul olmak üzere toplamda 13 şube ve 25 stantlarının bulunduğunu dile getiren Krispy Kreme Türkiye Genel Müdürü Ahmet Murtezaoğlu, yurt dışında ise 530’un üzerinde mağazalarını bulunduğunu söylüyor. Krispy Kreme’in sadece Amerika’daki mağazalarının şirkete ait olduğunu belirten Murtezaoğlu, diğer ülkelerde bulunan mağazaların ise franchise olduğunu iletiyor. Almana Group’un, Krispy Kreme Türkiye master franchise’ı olduğunu aktaran Murtezaoğlu, açılan tüm mağazaların ve stantların Alamana Group’a ait olduğunu vurguluyor. Üçüncü kişilere franchise vermediklerini dile getiren Murtezaoğlu, 2011 yılında mevcut olan 38 satış noktalarını 45’e çıkartacaklarını söylüyor. Murtezaoğlu, “2010 yılında ciromuz 5 milyon TL olmakla beraber ciromuz 2011’in ilk iki ayında 1,5 milyon TL ye ulaştı” diyor.

Dönercibaşı, sektörün başı ve ilk olma yolunda hızla ilerliyor

“Dönercibaşı’nın 1985 yılında İzmir otogarında başlayan serüveni, hızla büyümeye başladı. Yola çıkarken işimizin zevkli ama zor olduğunu biliyorduk” sözleriyle röportajımıza başlayan Serbaş Grup A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özbilir, bugün Türkiye’de standartlaşmaya başlayan ve üzerinde çok konuşulan bir ürünü kaliteden ödün vermeden markalaştırmayı hedeflediklerini ve bunu başardıklarını belirtti. Markalaşma sürecinde tüm halkımıza hep daha iyisini sunmak amaçlı etinden yoğurduna, ekmeğinden tereyağına kadar titizlikle Ar-Ge çalışması yaptıklarını ileten Özbilir, sözlerine şöyle devam etti: “Dönercibaşı İskender olarak İzmir Konak lokasyonunda bulunan mekanlarımızla devam ediyoruz ve bugün tüm Türkiye’de AVM ve çarşılarda yer almak ve yatırımcılarımıza karlı fırsatlar sunmak üzere de çalışmalarımızı bu yönde yoğunlaştırıyoruz. Rakiplerimizin çok altında yatırım maliyetleri ve çok üstünde kaliteli menümüz, sunumumuz ve mükemmel lezzetimizle şık ve farklı konsept mekanlarımızla, bundan böyle Dönercibaşı Türkiye’de dönere öncülük edecektir” diyen Özbilir, illerimizde verilecek olan ilk franchise’lardan giriş bedeli talep etmediklerini dile getiriyor. Özbilir, diğer yatırımcılardan ise 25-30 bin dolar alacaklarını söylüyor. Diğer yandan alınan bu kararla yatırımcılarını rahatlatmayı amaçladıklarını belirten Özbilir,  2011 yılı franchising hedefleriyle ilgili şunları söyledi: “Bu yıl içerisinde 6 yeni şube daha açmayı hedefliyoruz. Açacağımız bu şubelerle; vatandaşlarımıza, marka olmanın ayrıcalığını ve Dönercibaşı İskender Restoran’larımızda aynı ürünü, aynı tad ve aynı kalitede yemesinin keyfini ve damak zevkini yaşatacağız. ”Amerikan fast food zincirine karşı, geleneksel Türk mutfağının profesyonel yüzünü de ortaya koyacaklarını ifade eden Özbilir, 2012 hedeflerinin ise Türkiye’deki döner sektörünün ilkleri arasına girmek olduğunu ve bu alanda hem üretici olarak, hem de restoran olarak söz sahibi olacaklarını belirtti. Ayrıca kısa zaman da talepte bulunacak olan komşu Avrasya ülkelerinde ve Avrupa ülkelerinde de Türkiye’nin sektörde ileri gelen temsilcisi olmayı hedeflediklerini vurguladı. Tüm Türkiye’de AVM’lerde ve çarşılarda mekan arayışlarını da sürdürdüklerini belirten Özbilir, “Profesyonellerle çalışmanın rahatlığından yararlanmak isteyen yatırımcılarımızı Dönercibaşı’na bekliyoruz dedi.

Sabuns, girişimcilere yüzde 110 kar marjı temin ediyor

En değerli ödül sağlıkla başlar… İşte bu yüzden sabun altın kadar değerlidir. Sabun en doğal haliyle Sabuns olarak formüle edildi. Doğal zeytinyağı sabunları çağlardan bugüne gelen bir kültür. Aynı zamanda sağlığınızın başlangıç noktasıdır. Sabuns tarafından üretilen el yapımı bitkisel sabunlarla zeytinyağının bilge güzelliğinin zevkini yaşayın. Sabuns ürünleri, birinci kalite zeytinyağı, doğal kaynak suyu, bitkisel yağlar ve bitki özleri ile zenginleştirilir. Sabuns yüzde 100 doğal zengin nem ve gliserin içeriği ile beklentileri en yüksek, en komplike ciltleri tedavi ederek, en doğal görünüme sahip olmanızı sağlar. Sabuns geniş ürün çeşidi ile hangi cilde sahip olursanız olun cildinizin durumuna göre size kesin çözüm sunacaktır. Sağlık, ilgi ister ve Sabuns sabunları en doğal çözüm ortağınız olacaktır! Gen Kozmetik, Sabuns markasıyla müşterilerine doğal ve sağlıklı ürünler sunmayı ilke edinmiş. Türkiye’de en kaliteli doğal zeytinyağlı sağlık konsepti satısını gerçekleştirmek üzere Türkiye genelinde bayilik veriyor. Sabuns ortakları, Ecz. Murat Uruktan ve Genel Müdürü Ayça Çakıcı, markanın yüzde 110 oranında kar temin ettiğini söylüyorlar. 

Oklava, 2011′de 5 franchise verecek

 Tatlısıyla tuzlusuyla, 1997 yılından itibaren unlu mamuller sektöründe faaliyet gösterdiklerini söyleyen Polat Unlu Mamuller Genel Müdürü Ali Kemal Çankaya, ev baklavası, su böreği ile başladıkları bu yolculuğa 400 çeşit ürün ile devam ettiklerini iletiyor. Oklava markalarıyla, tüm müşterilerin damak zevkine hitap ettiklerini belirten Çankaya, ürün gruplarını şöyle sıralıyor: “Baklava çeşitleri, börek çeşitleri, pastalar, sütlü tatlılar, tatlı-tuzlu kuru pasta ve ev kurabiyesi grupları ile günün her saati satış potansiyeli olan ürünlerimiz dahilinde hizmet  vermekteyiz. Ürünlerimizin bir kısmını soğuk, diğer kısmını da hazır halde sevk etmekteyiz. Günün her saati en taze ve en sıcak ürünlerin bulunabilmesi sağladığımız satış sistemimiz ile sürekli müşteri portföyümüzü arttırıp sürekli memnuniyet sağlamaktayız.”Sektörel gelişimleri takip ederek, Türkiye genelinde saygın ve bilinen bir marka olmayı hedeflediklerini dile getiren Çankaya, tüketiciye her yerde ulaşabilmeyi amaçladıklarını ve yapılanmalarını bu hedefleri doğrultusunda devam ettirdiklerini söylüyor. Şu an iç pazarda 9 adet şubelerinin olduğunu belirten Çankaya, Oklava markasının franchise bedelinin 20 bin dolar olduğunu iletiyor. 2010 yılında iki adet franchise verdiklerini dile getiren Çankaya, 2011 yılında beş franchise daha vermeyi hedeflediklerini söylüyor.

Çıtır Usta, girişimcilerini bekliyor

Kebap, lahmacun ve pide konseptini alakart restoran şeklinde müşterileriyle buluşturduklarını dile getiren Çıtır Usta Pazarlama Müdürü Yasin Kuruca, dört ana kalemde 50 çeşit ürün konseptini bir arada sunduklarını belirtiyor. Şu anda yurt içinde toplam 25 şubelerinin bulunduğunu aktaran Kuruca, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Restoran sayımız, Mayıs sonu itibari ile 30’a ulaşacaktır. Yurt dışına açılma kararını bu sene almış olmamıza rağmen Bulgaristan’da Varna ve Sofya, Kuzey Irak’ta Erbil ve Süleymaniye, Romanya’da Cluj ve Bükreş şehirlerinde olgunlaşma aşamalarına gelmiş durumdayız.” Girişimcilerden, isim hakkı bedeli olarak 20 bin dolar talep ettiklerini ileten Kuruca, “Ortalama 100 metrekarelik bir dükkanın bayimize olan maliyeti 200 bin TL’yi bulmaktadır” diyor ve ekliyor: “Franchise almak üzere gelen girişimcilerimize iki seçenek sunuyoruz. Girişimciler şubelerini isterlerse bizim konseptimize uygun şekilde kuruyorlar, istemezlerse anahtar teslim olarak kurdurabiliyorlar. Seçenek kendilerine bırakılıyor.” 2010 yılında 8 adet franchise verdiklerini aktaran Kuruca, son olarak şu bilgileri paylaşıyor: “2011 yılsonu hedefimizi yılın başında 40 şube olarak belirlemiştik ama bu hedefi yatırımcılarımızla beraber aşacağımızı düşünüyoruz. Yıllık tüm şubelerimizin ortalama cirosu 10 milyon ila 12 milyon TL olarak değişmektedir.”

Pasaport Pizza, franchise adaylarını birlikte büyümeye davet ediyor

 Pasaport Pizza, ilk restorantını 1998 yılında İzmiri’in Pasaport semtinde açtı. Özel teknikle üretilen pizzaları ve zengin menüsü ile kısa zamanda İzmirliler tarafından benimsenen marka, seçkin lezzet anlayışı ile kısa sürede adından söz ettirdi. 10 yılı aşkın bir süredir modern işletme sistemleri, müşteriye hizmet anlayışı ve kurumsal yapısıyla büyümeyi başaran Pasaport Pizza, Türkiye geneline yayılmış çok sayıda şubesiyle pizza sektörüne farklı bir boyut getirdi. Şube sayılarını sürekli artırdıklarını ve yeni franchiselerla birlikte daha da büyüyeceklerini dile getiren Pasaport Pizza Yönetim Kurulu Üyesi Esen Kahveci, müşteri memnuniyeti odaklı çalıştıklarını ve kaliteden ödün vermeden standardı koruyacaklarını belirtiyor. Franchise veren işletmelerin ülke ekonomisine katkı sağladığını ileten Kahveci, yatırımcının Pasaport Pizza’nın kurumsallaşmış markasıyla bilgi birikiminden yararlandığını söylüyor. Böylece yatırımcıların iş sahibi olma avantajının bulunduğunu ifade eden Kahveci, yeni franchise adaylarını hep birlikte büyümeye ve kazananlar takımında yer almaya çağırdığını vurguluyor.

B-fit şube sayısını 250’ye çıkartmayı hedefliyor

Sadece kadınlara yönelik olan b-fit sistemi, Amerika’da ortaya çıkmış, her yaştan milyonlarca kişinin tercihi olan 30 dakikalık istasyon çalışmasına dayanıyor. İstasyon çalışması, kendi itme-çekme gücünüzle egzersiz yaptığınız, her biri farklı kas gruplarını çalıştıran hidrolik ekipmanlar ve üzerinde aerobik yapılan platformlardan oluşuyor. Hem zamanı etkin kullanma, hem de spora çok yatkın olmayanları doğru ve etkili bir egzersize yönlendirme imkanı sunan bu çalışma, kardiyovasküler sisteminizi geliştiriyor, formda kalmanızı ve sağlıklı bir yaşam sürmenizi sağlıyor. Ciddi sağlık sorunu olmayan herkesin rahatlıkla kullanabileceği bu sistem 15-80 yaş arası tüm kadınlara spor yapma olanağı sunuyor. Şu an yurt içinde 162 şube ile hizmet veren b-fit, girişimcilerinden 35 bin+KDV isim hakkı ve ekipman bedeli talep ediyor. 2010 yılında 70 adet şube açılışı gerçekleştirdiklerini dile getiren B-fit Yönetim Kurulu Başkanı Bedriye Hülya, 2011’de toplam 250 şube sayısına ulaşmayı hedeflediklerini söylüyor ve Türkiye, Almanya ve Orta Doğu’ya franchise verdiklerini belirtiyor.

Jimmy Joker, kafe ve restoran konseptiyle büyümeye devam ediyor

Günün her saati müşteri ağırlayabilecek bir menülerinin olduğunu söyleyen Jimmy Joker Genel Koordinatörü Nükhet Erdoğan, kafe ve restoran olarak hizmet verdiklerini belirtiyor. Menülerinde, zengin sıcak ve soğuk içecek çeşitlerinin yanı sıra dünya mutfağından seçme lezzetlerin de yer aldığını ileten Erdoğan, şu anda 7 şubelerinin hizmet verdiğini aktarıyor. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Türkiye’nin çeşitli illerinde hizmet vermeye devam ediyoruz. İki şubemizde Haziran sonu itibarı ile açılacaktır. Franchise ve konsept proje bedelimiz 15 bin dolardır.  Dört şubemiz 2010 yılında açılmıştır. 2011 yılında ise beş adet şube açmayı planlıyoruz. Franchise vereceğimiz bölgeler taleplere göre değişiyor. Yurt dışı için görüşmelerimizde sürüyor.”

Tarihi Çemberlitaş Baharatçısı, franchise’da emin adımlarla ilerliyor

“Tarihi Çemberlitaş Baharatçısı; dedemiz, merhum Mehmet Barakacı tarafından 1956 senesinde faaliyetine başlamış olup, meslekteki yarım asrı aşan bu tecrübe ve birikim   dede/oğul/torun sıralamasıyla üç kuşağa yayılmıştır” sözlerinin sahibi Tarihi Çemberlitaş Baharatçısı Firma Sahibi Adnan Barakacı’ya ait. Her türlü baharat, ince baharat, şifalı bitkiler ve kökler, tohumlar, bitkisel sular ve aromatik yağlar, her türlü doğal, yöresel ve ekolojik ürünler Tarihi Çemberlitaş Baharatçısının ürün gruplarını oluşturuyor. İstanbul içinde dört şube ile faaliyetini sürdüren Tarihi Çemberlitaş Baharatçışı, Çemberlitaş, Şirinevler, Kozyatağı ve Göztepe’de hizmet veriyor. Bu şubelerden iki tanesinin franchise olduğunu belirten Barakacı, şu bilgileri veriyor: “Franchise bedelimiz çok yüksek bir meblağ değildir. Bu konuda bir rakam vermek istemeyiz şu an itibariyle. Herşeyden önce özellikle dikkat ettiğimiz konu vereceğimiz franchise noktanın yeri, burada çalışacak olan personelin eğitimi, franchise verdiğimiz firmanın da sektörde uzun soluklu olabilmesi ve halkın üzerinde yaratmış olduğumuz güvenin zedelenmemesi hususudur. Bu bizim için franchise bedelinden çok daha değerlidir.” Franchise konusunda dikkatli ve titiz davrandıklarını belirten Barakacı, 2011 yılında dört noktaya franchise vereceklerini belirtiyor. “Bu noktada sayıdan ziyade kalitenin önemli olduğunu düşünüyoruz” diyen Barakacı, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bilgi ve birikimimizi franchise alan firma personeline aktarmak ve onları takip etmek zaman alıyor. Nitelik ve kalite nicelikden daha önemli bizim açımızdan. Şubelerimizin yıllık cirosu ve kar marjı değişkendir. Şubenin bulunduğu yer, kaç yıldır faaliyette bulunduğu, kirası, çalışan personelin bilgi ve birikimi hem ciroyu hem kar marjını çok etkileyen unsurlar. Yapılacak olan yatırımı maksimum bir yıl içerisinde amorti edebileceğini düşündüğümüz noktalara franchise veriyoruz.”

İsmido, franchise ile büyüyecek

“Firmamız Türkiye’de ilk defa TKB teşviki ve müsaadesiyle Midye Dolma üretimi yapmaktadır. Bilindiği gibi midye dolma genellikle sokaklarda gayrı sıhhi şekilde üretilip satılmaktadır” sözleri İsmido Deniz Ürünleri ve Midye Kurucu Ortağı Aykutalp Yaraş’a ait. İsmido markasıyla midye dolmayı seçkin marketlerin raflarına koyduklarını söyleyen Yaraş, tüketicilerin güvenle yiyebileceği bir ürün haline getirdiklerini belirtiyor. Ürünlerinin özel vakum ambalajlarda üretim ve son kullanma tarihli olarak satıldığını aktaran Yaraş, ayrıca filelerde canlı midye ve steril deniz suyunda ambalajlanmış iç midye satışıda yaptıklarını söylüyor. Market satışları dışında Türkiye genelinde kendi konseptleri olan perakende midye dolma dükkanları açmayı hedeflediklerini belirten Yaraş, sözlerini şöyle sürdürüyor: “İlk dükkanımızı Kazaskerde açtık. Franchise bedelimiz 7 bin 500 TL’dir. 2011 yılında 15 adet franchise şubesi açmayı planlıyoruz. Şubelerimizi özellikle büyük şehirlerde açmayı hedefliyoruz. 2011 yılında ilk beş franchise’dan yüzde 50 bedel talep edeceğiz.”

AVM’lerde büyüyen marka; Kebapix

Kebapix yani modern kebap. Anadolu’ya özgü olan bu kültürü dünyaya tanıtmak için modernleştirip alışveriş merkezlerinde restoran olarak hizmete başladık” sözleri Kebapix Kurucusu Cevdet Çiftçi’ye ait. Amaçlarının modern kebap zincirini kurup önce tüm Türkiye’ye ardından dünyaya tanıtıp global bir marka oluşturmak olduğunu ileten Çiftçi, şunları söylüyor: “Bir işletmeyi diğer bir işletmeden farklı kılan en önemli faktörlerden birisi, rakiplerden daha yüksek kalitede hizmet üretmesi ve sunmasıdır. Kebapix olarak ürün kalitemizin yanı sıra hizmet kalitemizle de fark yaratmaya çalışıyoruz. Tüketicilerimizden aldığımız destek de başarılı hizmet anlayışımızın bir göstergesidir. Bu başarı azimli ve istikrarlı çalışmanın, ekip ruhunun ve mükemmel hizmet anlayışının yansımasıdır.” Şu an üç noktada hizmet verdiklerini söyleyen Çiftçi, 2009 yılında Denizli Forum Çamlık AVM’de faaliyetlerine başladıklarını aktarıyor. Eylül 2009′da Forum Aydın AVM’de ikinci şubelerini açtıklarını ileten Çiftçi, 2011 yılında da İstanbul Forum Marmara AVM’de şube açtıklarını söylüyor. Konseptlerine uygun AVM’lerde yer alabileceklerini söyleyen Çiftçi, 2011 yılında şirket olarak üç adet şube daha açmayı planladıklarını belirtiyor. Çiftçi, büyüme planlarıyla ilgili şunları söylüyor: “Hedefimiz; Ege, Marmara, Karadeniz, İçanadolu, Akdeniz bölgelerinde büyümek. Şehir olarak ise İstanbul, Kocaeli, Bursa, Balıkesir, İzmir, Aydın, Antalya, Konya, Ankara, Samsun ve Kayseri’de şube açmayı planlıyoruz. 2011’de büyümek adına 2012’deki hedeflerimiz için çok değerli iş ortaklarımıza değerli desteği merkez olarak vereceğimizi ve sürekli destek olacağımızı belirtiriz. Kebapix olarak amacımız çok fazla bayilik vermek değil, bayilerimizi kalite ve lezzet açısından en üst seviyede tutmaktır. Birinci önceliğimiz yüzde 100 yerli et tedariki ve personel teminidir.”

Tombiş, franchise’la yurt dışına açılıyor

“Şirketimizin Tombiş markası adı altında fast-food konsepti bulunmaktadır. Fast-food konseptinde; İzmir kumru ve Ayvalık tostlarının yanında kendimize özgü ve yöresel tost çeşitleri, sandviç çeşitleri, zengin menü ve içecek çeşitleri ile oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahibiz” diyerek sıralıyor ürün gruplarını Tombiş Genel Koordinatörü Emre Ekşi. Şu an yurt içinde beş adet kendi bayilerini olduğunu toplam olarak ise 23 şubelerini bulunduğunu ileten Ekşi, bunlardan 13 tanesinin AVM’lerde yer aldığını iletiyor. 10 tanesinin ise caddelerde yer aldığını ekleyen Ekşi, yurt dışı şubeleşme çalışmalarını başlattıklarını iletiyor. Ekşi, Tombiş’in franchise bedelleriyle ilgili şu bilgileri paylaşıyor: “Franchise talebinde bulunan işletmecinin toplam yatırım maliyeti franchise bedeli ve bilgisayar sistemi de dahil olmak üzere M2’ye göre 100 bin TL ile 160 bin TL arasında değişmektedir. Bununla beraber kar marjımızın yüksek olması sebebiyle sermayenin geri dönüşü ortalama 15 aydır.” 2010 yılında farklı şehirlerde toplam 11 adet franchise verdiklerini belirten Ekşi, markanın hedefleriyle ilgili şu bilgileri veriyor: “Birçoğu İstanbul’un nadide AVM’lerinde ve gözde caddelerinde olmak üzere toplamda 35 şubeye ulaşmayı hedefliyoruz. Yurt içinde herhangi bir bölge ve şehir kısıtlamamız yoktur. Talep gelen her bölgeyi değerlendirmekteyiz. Yurt dışında ise Irak, İran ve Rusya pazarlarında şu an ciddi tekliflerle görüşmelerimiz sürmektedir. 2011 yılında ilk yurt dışı şubemizi kesinlikle açacağız. Irak ve Rusya’da master franchise olarak ön sözleşme aşamasını bitirmek üzereyiz. Bu yılda, bir tane franchise alan işletmeciye, ikinci franchise için ödemesi gereken bedelden yüzde 50 indirim uyguluyoruz.”

Meyveci Anne, franchise bedeli talep etmiyor

Meyveci Anne’nin, Alternatif Kanal’ın bir sosyal sorumluluk projesi olarak ortaya çıktığını söyleyen Meyveci Anne Kurucusu Onur Kozluca, çocuklara, meyve tüketme alışkanlığı kazandırmayı hedeflediklerini belirtiyor. Bunu yaparken hem eğlendirmeyi, hem aile ve ebeveynleri motive etmeyi, hem de meyve ile birlikte sağlıklı ve besleyici yan ürünleri de sunmayı amaçladıklarını ileten Kozluca, şu anda yurt içinde beş, yurt dışında ise bir şube ile hizmet verdiklerini söylüyor. Her Meyveci Anne şubesinin ayrı bir franchise işletmesi olduğunu dile getiren Kozluca, franchise koşullarıyla ilgili şu bilgileri paylaşıyor: “Franchise bedeli uygulamamız yurt içinde bulunmamaktadır. Meyveci Anne, 2011 senesi şubat ayında ilk franchise’ını vermiştir. 2011 yılında ise yurt içinde 10 şube, yurt dışında 4 şube olma hedefimiz var. Samsun, Afyon, İstanbul ve Avusturya’da franchise vermeyi planlıyoruz. Biz girişimcilerimizden franchise bedeli almıyoruz. Çünkü bu bir sosyal sorumluluk projesi. Franchiseların hepsi bu projede ortağımızdır. Bir kuruma her ay alınan marka kiralarının yarısını bağış yapıyoruz. Bu bağışları da franchiselara belgeliyoruz.”

Türk Amerikan Derneği, emin adımlarla ilerliyor

Türk Amerikan Derneği Kurumsal İletişim ve Tanıtım Koordinatörü Ayşe Cook, Türk Amerikan Derneği’nin 1951 yılında Türkiye ve A.B.D arasında ikili anlaşma neticesinde kurulan köklü ve prestijli bir sivil toplum örgütü olduğunu söylüyor. 60 yıldır Ankara’da ve 2006 yılından beri de franchising çalışmalarıyla, Türkiye çapında yabancı dil eğitimi konusunda hizmet verdiklerini ileten Cook, derneğin faaliyet alanlarıyla ilgili şu bilgileri paylaşıyor: “Yabancı dil eğitiminde de genel İngilizce ile sınırlı kalmayıp, çocuklara yönelik İngilizce kursları, ulusal ve uluslararası sınavlara yönelik İngilizce, İş İngilizcesi ile birlikte Amerika kıtasında en fazla konuşulan ikinci dil olan İspanyolca eğitimlerini de halkımıza sunmaktadır. Ayrıca franchiseelerimizde bölgelerinin özellikleri ve ihtiyaçlarına uygun olarak değişik ülkelerin dillerinin de eğitimi verilmektedir.” Cook, Türk Amerikan Derneği’nin Ankara Cinnah Caddesi’nde bulunan genel merkezi dışında Ankara’da Çayyolu, Bahçelievler ve Etimesgut’ta, İzmir Buca ve Çankaya’da, Antalya, Eskişehir ve Denizli’de olmak üzere 8 franchiseesinin bulunduğunu belirtiyor. İki ayrı franchise modeli uyguladıklarını ileten Cook, merkez ilçe nüfusunun 1 milyonun üzeri olan bölgelerde isim hakkı bedelinin 40 bin TL olduğunu belirtiyor. Merkez ilçe nüfusu 1 milyon altında olan bölgelerde ise bedelin 20 bin TL’ye düştüğünü söyleyen Cook, “10 yıllık olarak imzalanan sözleşme süresi sonunda karşılıklı olarak devam etmeye karar verildiğinde franchiseden herhangi bir ek ücret talep edilmeden sözleşme yenilenmektedir” diyor. 2010 yılında Ankara – Etimesgut franchise’larının faaliyete geçtiğini aktaran Cook, hedefleriyle ilgili şu bilgileri paylaşıyor: “TAD, franchiseelerini çok yakından takip edip, denetleyip, yıl içinde en az iki defa eğitimler verdiği için çok çabuk büyüme taraftarı değildir. Bütün franchiseelerde uygulanan eğitim kalitesinin TAD Merkez’de uygulan eğitim kalitesi ile aynı olması temel hedefimiz olduğu için çok çabuk büyüme taraftarı değiliz. Bu yüzden 2011 yılı için hedefimiz üç franchise şubesidir.” Tüm Türkiye çapında franchisee vermek istediklerini vurgulayan Cook, özellikle Bursa, İstanbul ve Gaziantep’te franchise vermeyi planladıklarını iletiyor.

Saklı kalmış Osmanlı lezzetleri,  Ziyafe Kayseri Mutfağı’nda hayat buluyor

Osmanlı Mutfağı’nın, dünyanın yemek kültürü konusunda üç büyük mutfağından biri olduğunu dile getiren Ziyafe Kayseri Mutfağı Genel Koordinatörü Emre Ekşi, bu mutfağın tam anlamı ile gizli kalmış bir hazine olduğunu vurguluyor. Ekşi, Osmanlı Mutfağının, aşçı loncalarının yemek bilgilerini meslek sırrı olarak saklama geleneğinden, basılı dokümanlara geçemediğini ve günümüze hakkıyla taşınamadığını iletiyor. Bu lezzet mirasını ve saklı kalmış lezzetleri müşterileriyle paylaşmak için Ziyafe Kayseri Mutfağı’nı faaliyete soktuklarını söyleyen Ekşi, Osmanlı Mutfağının leziz ve zengin menüsü ile konuklarını keyifli bir lezzet yolculuğuna çıkarttıklarını aktarıyor. Ziyafe Kayseri Mutfağı’nın franchise altyapısının oluşturduklarını ileten Ekşi, ilk şubelerini Armada AVM ‘de açtıklarını söylüyor. Akabinde ODTÜ, Hacettepe Üniversitesi, Trabzon Atapark AVM ‘de ve İstanbul Palladıum AVM’de birer şube açtıklarını kaydeden Ekşi, şubelerinin dört tanesinin franchise olduğunu belirtiyor ve franchise bedelleriyle ilgili şu bilgileri paylaşıyor: “Yatırımcıların tek bir kalem giderinden çok toplam sermaye miktarını merak edeceklerini düşünüyorum. Yatırımın maliyeti franchise ve bilgisayar sistem bedeli dahil şubenin metrekare büyüklüğüne göre 150 bin TL İle 200 bin TL fiyat aralığında değişmekle beraber. Sermayenin geri kazanım süresi oldukça hızlıdır.” Sağlam ve emin adımlarla ilerleyeceklerini dile getiren Ekşi, 2011 yılında 6 şube daha açmayı planladıklarını iletiyor. Yurt içinden gelen talepleri değerlendireceklerini belirten Ekşi, yurt dışında ise Irak ve İran’da şube açmak için kolları sıvadıklarını iletiyor.

Yorumlar


Reklam

ray ban glasses for women